E-POSTA BÜLTENİ

Birbirinden harika Zumamma lezzetlerinden ve günlük menülerden haberiniz olsun istiyorsanız lütfen e-posta adresinizi bırakın.

Herşey Balkabağına Dönüyor...

KAS

21

Herşey Balkabağına Dönüyor...

Sonbahar geldi mi bazı şeyler bize hem çocukluğumuzu, hem geçmişin romantizmini hatırlatır… Bana göre bunlardan bir tanesi de Balkabağı… Etrafımızda ki ağaçların turunculaşan renkleri ile uyum gösteren sevimli balkabakları ve onların taze, mis kokusu…

Sonbahar geldi mi cafelerde restaurantlarda bir balkabağı tufanı başlar adeta… Bir sürü değişik şekilde kullanılır. Çaylar içinde, kahvede, şahane tatlımız kabak tatlısı mesela, muffin veya cupcakelerde, yemeklerde, hatta çorbalarda… Biz Zumamma’da balkabağını cheesecakelerimizde kullanıyoruz, ayrıca bir de müthiş lezzetli çorbasını yapıyoruz.  Balkabağının o mis kokusunu duyduğumuzda ise aklımıza bir şeyin geleceği kesin, romantik sonbahar, soğuyan hava, yaklaşan yeni yıl.

Balkabağının isminin orijinali Yunanca Pepon. Pepon’un anlamı ise büyük kavun demekmiş.  Biz genelde turuncu renk balkabağını tanıyoruz ve kullanıyoruz ama aslında sarı, yeşil, beyaz hatta kırmızı olanları bile var.

Balkabağı içerisinde çekirdekleri olması sebebi ile meyve sınıfından sayılıyor, ama kullanım alanlarına baktığımızda sebze gibi de bolca kullanıldığı tarifler görüyoruz. Balkabağının ortalama ağırlığı 5-6 kg. Ama şimdiye kadar gelmiş geçmiş en ağır balkabağı rekoru, 2010 yılında kırılmış. Bir balkabağı düşünün, tam 820 kg.  Düşünmesi bile zor :)… 

Balkabağının besin içeriği ise kokusu ve görüntüsü kadar etkileyici.  100 gm’ında sadece 26 kalori bulunan balkabağı, içinde hiç bir doymuş yağ veya kolesterol barındırmıyormuş. Zengin lifli yapısı ile antioksidan ve  başta A vitamini olmakla birlikte bir çok vitamin de varmış içinde. Durum böyle olunca birçok doktor kolesterolu kontrol etmek veya kilo kaybına yardımcı olması için balkabağını önermekte. Bu konuyu bizzat biliyorum, zira daha geçenlerde diyetisyenim bana brokoli ile birlikte pişen çok lezzetli bir balkabağı çorbası tarifi verdi. 

Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu temel mineraller açısında da balkabağı oldukça zengin bir kaynak.  Bakır, kalsiyum, fosfor ve özellikle potasyum zengini.  Çekirdekleri lifli ve kalbimize dost :)

 

Size balkabağı ile yapabileceğiniz güzel bir tarif verelim ister misiniz?


Balkabaklı Tart


Tart Hamuru için:

250 gm un

150 gm soğuk tereyag

50 gm toz seker

1 adet yumurta sarısı

1 tutam tuz

2 tutam vanilya

 

Tart dolgusu için:

750 gm balkabağı püresi 

250 gm toz şeker

125 gm krema

3 yumurta

250 gm maskarpon peyniri

1/2 çay kaşığı tarçın

1/2 çay kaşığı toz zerdeçal

1/2 çay kaşığı muskat rendesi

Bir çimdik toz zencefil

 

Önce tart hamurunu hazırlayın. Nasıl mı? Un’un içerisine soğuk tereyağını parçalayarak koyun, parmaklarınızın ucu ile unun da yardımıyla ufalayarak kum haline getirin. İçine diğer tüm malzemeleri ekleyerek, mümkün olduğunca yoğurmadan tüm malzemeleri birleştirin. Tümü birleştikten sonra streçle kapatarak buzdolabında minimum 30 dakika dinlendirin.

Dinlenmiş tart hamurunu, kalıbın içerisine açarak yerleştirin. Çatalla tabanda delikler açarak ve üzerine ağırlık koyarak 170 derece fırında yaklaşık 20 dakika veya kenarları hafif kızarana dek pişirin.  Daha sonra üzerinden ağırlıkları alıp 10-15 dakika kadar daha pişirmeye devam edin.  Tart hamuru kısmi piştikten sonra fırından alın.

 

Tart dolgusu için, öncelikle balkabağını toz şeker ile üzerini az geçecek şekilde su koyarak kaynatın, yumuşasın. İçinde çekirdek olmadığından emin olarak yumuşamış balkabağını püre haline getirin. Diğer tüm malzemeleri ekleyerek homojen bir şekilde karıştırın.  Tart hamurunun içerisine hazırladığınız bu karışımı yayıp 165 derece fırında yaklaşık 50 dakika kadar pişirin. 

Yemeden evvel mutlaka dinlendirin :)… Yaklaşık 3-4 saat dinlenirse çok daha şahane dilimlenir, çok daha şahane olur…

Afiyet olsun….